DELİLER
Reklam
Oğuz Özdem

Oğuz Özdem

DELİLER

04 Aralık 2018 - 14:08

   Bu yakınlarda Aksaray’da bir film çekildi. Fantastik ögeler içeren ama özünde, tarihi gerçeklere dayanan bir film. Deliler.

   Deli birliklerinin ne zaman ortaya çıktığı tam olarak belli değilse de 15. Yy sonları ve 16. Yy da devlet tarafından istihdam edildikleri biliniyor. Bu grubun Osmanlı tarihinde savaş yeteneklerini ilk sergilediği savaş 1444 yılında papalık önderliğindeki haçlılara karşı yapılan Varna savaşıdır. Daha sonra 19. Yy’a kadar önemli bir savaş unsuru olarak hizmet veriyor. Nihayet 2. Mahmut’un  reformlarıyla beraber merkeziyetçi politikanın gereği 1829 yılında lağvediliyor.

   Tarihin sayfaları arasında oldukça önemli bir detay olarak saklı kalan bu konunun şimdi işlenmesi ve bizlere sunulması oldukça sevindirici. 

   Yaşı benim gibi altmışa merdiven dayamış olanların okulda en sevmediği ve korktuğu dersti tarih. Ezbere dayanırdı, gerçeklerden uzaktı, ana temayı değil de eksene uzak isim ve tarih ezberine dayalı not sistemi olduğundan sıkardı.

   Neden sonra tarihi filmler, padişahların bilinmeyen yönlerini anlatan kitaplar, görsel zenginliğe dayalı diziler, ilginç hikayeler sunulmaya başladıkça tarihe ilgi de arttı. Şimdi yaşlı, genç herkesin tarihe olan ilgisi hat safhada. Bunda tarihin içerisindeki ilginç figürlerin ve önemli olayların gerçek veya gerçeğe yakın anlatılmasının da önemi büyük. 

   Malkoçoğlu, Karaoğlan, Muhteşem yüzyıl, Kuruluş, Truva, İskender, Atilla gibi Türk ve dünya sinemalarının bizlere sunduğu eserlerin önemi büyük. Bu yapıtlardaki tarihsel hataları, yanlışları, zaman ve mekân benzeşmezliğini geçiyorum. Bunlar eleştirmenlerin meselesi, beni ilgilendiren yanı hiç değilse bunlarla tarihe olan bakışın negatiften pozitife dönmesi meselesidir.

  Demem o ki görsel belleme, okumaktan da anlatmaktan da daha etkili.

  Yıllardır Ermeni soykırımı denilen safsatayı dünyaya anlatmaya çalışıyoruz oysa tehcir olarak lanse edilen muhteşem bir film yapılsaydı bu güne kadar bu meseleyi eminim çoktan halletmiş olacaktık.

   Mübadele konusu da aynı.

   Çok değil hala yaşayanların olduğu yakın bir tarihi bile doğru dürüst bir sinema filmi haline getiremedik. Bu alanda yapılmış çok sayıda belgesel, kısa metrajlı film ve diziler varsa da kapsamlı ve etkili bir sinema filmi yok.  Bu, bir boyutu ben işin başka bir tarafındayım.

   Tanıtım.

   İşte Aksaray’da çevrilen DELİLER filmi bunun en güzel örneği.

   Belki yapımcıların, senaristlerin veya film ekibinin aklına gelmiştir veya Aksaraylıların yönlendirmesiyle olmuştur bilmiyorum ama filme mekan olarak Aksaray seçilmiş.

  Bu noktada Aksaray’ı kutluyorum ama samimi olarak itiraf etmem gerekirse de önemli bir işi kotardıkları için kıskanıyorum.

  Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada da paylaştım. Tv.net de filmin oyuncuları filmle ilgili tanıtım sohbeti yaparken Aksaray’ı yere göğe oturtamadılar. Doğal film platosu olduğundan, yeraltı şehirlerinin muhteşemliğinden, doğal kaya oyma kiliselerinin inanılmazlığından falan bahsederek gerek Türk, gerekse yabancı turistleri bölgeyi görmeye davet ettiler.

   Niye kıskandığımı anlamışsınızdır.

   Bu konuda mütevazi olamam. Nevşehir, o anlattıkları yeryüzü zenginliklerinin yüzlerce kat misline sahipken, platoları onlarca filme ev sahipliği yapmışken bu kadar etkili bir reklam yapamadık.

   Her platformda dile getirdim, etkili yetkili her şahsa anlattım.  Yetmedi yazdım.

   Kapadokya’yı en etkin tanıtacak şey görsel çalışmalardır. Fuarlardaki tanıtım ve/veya acentelerin tanıtımları yetmez. Bunun yolu filmlerdir.

  Kapadokya’nın her noktasını içine alacak şekilde çevrilecek bir mübadele filmi tüm dünyada etki yaratacaktır. İnsanlar film izlerken sadece konuya değil, arka planındaki dekora da bakıyor ve merak ediyor.

  Dünya’nın pek çok güzellikleri bu sayede ilgi çekiyor, bu sayede turist alıyor.

  Neyse, ben anlatmaya da yazmaya da devam edeceğim. Bir gün mutlaka birileri farkına varacaktır.

         

    

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar