Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
09 Haziran 2010 Çarşamba 12:14
  Çetin MUHARRİR DU'BAALIM
  
Pensilvanya'dan tuzlu su

Fethullah Gülen’in, Gazze’ye Yardım Filosu ile ilgili Wall Street Journal gazetesine verdiği mülakatla ilgili Türk medyasında lehte ve aleyhte epeyce şey yazıldı çizildi.

İsrail Siyon ordusunun silahlarına hedef olan Dokuz Şehidimizin kanı kurumadan, okyanus ötesinden/Pensilvanya’dan yüreğimize serpilen tuzlu su yürek yangınımızı bir kat daha artırdı. Zaman Gazetesi’nin ifadesine göre (bakınız 4 Haziran 2010) Fethullah Gülen, İsrail askerlerinin müdahale biçimini 'çirkin bir manzara' diyerek eleştirmiş.  

Ama artık mızrak ya da “kırık mızrap” çuvala sığmaz oldu. Acı ama gerçek şu ki: belediyelerin başıboş kelp itlafına karşı çıkan hayvan hakları savunucularının canhıraş tepki ve mücadeleleri, Pensilvanya’nın 9 kahraman şehidimiz için yayınladığı başsağlığı mesajından ve Siyonist katil İsrail’e tepkisinden daha sert, daha caydırıcı ve daha inandırıcıdır.

Bu nedenle Gülen Hareketi/düşüncesine ilişkin temel çekincelerimi ve eleştirilerimi genel bir çerçevede özetlemek ve sizlerle paylaşmak bir insanlık borcudur. 

Elhamdülillah Müslüman’ız ve inancımız gereği tüm insanlığın dünya ve ahret saadetini istiyoruz. O halde kardeşlik hukuku gereği Gülen hareketine gönül veren; maddi ve manevi destek olan; iyi niyetli sevgili kardeşlerimizi uyarmak da görevimiz.

Kim ne derse desin yeryüzünde “Hak ve Batıl Mücadelesi” kıyamete kadar sürecektir. İnsanlık tarihini ve Peygamberler tarihini ve incelediğimizde bu gerçeği ayan beyan görürüz.

Samuel Huntington’un ortaya attığı “Medeniyetler Çatışması” tezini çürütmek için İslam Dini’nin öngördüğü “Hak ve Batıl Mücadelesini” yok saymak, küçümsemek, ya da terör olarak damgalamak hiç kimsenin haddi değildir.

Yeryüzünde sulh ve barışın olmasının iki yolu vardır:

a)İblis/şeytan tevbe istiğfar ederek Müslüman olur; Yahudiler de Siyonizm İdeolojisinden vazgeçerlerse yeryüzüne sulh ve barış gelir. İnsanlığın akan kanı ve gözyaşı diner.

Bu hiçbir zaman mümkün olmadığına göre geriye tek bir seçenek kalıyor:

b) İslam Dini’nin, “Gücü Değil Hak’kı Üstün Tutan” evrensel prensipleri yeryüzüne hâkim olur, bâtılı ve siyonizmi dizginlerse; yeryüzüne sulh ve barış gelir. İnsanlığın akan kanı ve gözyaşı diner; zulüm, sömürü ve terör sona erer.

Unutmayalım ki “Gücü olmayan adalet aciz; adaleti olmayan güç ise zalimdir”        

Batılın/Siyonizmin/İblisin yeryüzü hâkimiyetlerinin önündeki tek engel İslam’ın Hak’kı üstün tutan ve Müslümanları Hak’kın hâkimiyeti için bütün güçleriyle mücadele etmeye çağıran emridir.

Pensilvanya’nın, Gazze’ye Yardım Filosunda şehit olan yiğitler için yayınladığı zevahiri kurtarmaya yönelik başsağlığı mesajı ve güya İsrail’i kınayıcı açıklamaları hangi açıdan bakılırsa bakılsın; nasıl tevil edilirse edilsin şu gerçeği değiştiremez: belediyelerin başıboş kelp itlafına karşı çıkan hayvan hakları savunucularının canhıraş tepki ve mücadeleleri, Pensilvanya’nın, 9 kahraman şehidimiz için yayınladığı başsağlığı mesajından ve Siyonist katil İsrail’e tepkisinden daha sert, daha caydırıcı ve daha inandırıcıdır.

Söylemeye dilimin varmadığı ama asıl korktuğum konu ise uzun yıllar İngiliz sömürgesi olmuş bir başka ülkeyi İngilizler Hıristiyanlaştıramamışlardı ancak, giderken geride “Müslümanların işgalci otoriteye dahi boyun eğmesini farz kabul eden; işgale ve zulme karşı da fiili mücadele yerine sadece dua etmelerini telkin eden” sulandırılmış yeni bir din/mezhep anlayışını hediye (!) bırakmışlardı. Yol yakınken bu tarihi vakıayı derinden inceleyip analiz ederek, Türkiye’nin ve Müslümanların başına örülmek istenen benzer kirli çorabı gelin hep birlikte söküp atalım.

Türkiye’de son dönemlerde süren derin mücadelenin gerek içerdeki, gerekse dışarıdaki tarafları, Türkiye üzerindeki iki yüzyıllık vesayet rejiminin son bulacağında hemfikirler. Ancak, mücadelenin odak noktasında, kurulacak yeni düzenin nasıl olacağı ve yeni düzene uygun insan tipinin ve inanç modelinin nasıl olması gerektiği konusu bulunuyor. Yani devlete ve millete yeni bir elbise dikilecek; ama bu elbiseyi ABD mi, AB mi dikecek yoksa millet kendisi mi dikecek? Çatışmanın özü ve özeti bu…

28 Şubat sürecinin “kudretli generallerinin” postmodern darbe ve psikolojik savaş taktikleriyle ortalığa yaydıkları korku ve panik havasından etkilenerek Refahyol Hükumetine ve dönemin Başbakanı Sayın Erbakan’a sırtlarını dönenlerin, sanki 28 Şubat hareketi kendilerine karşı yapılmış ve kendileri mağdur olmuş gibi; şimdilerde demokrasi, özgürlük havarisi kesilmelerini; askeri vesayete kafa tutan karton kahramanlıklarını hayretle ve ibretle izliyorum.  Partisi kapatılan, lideri yasaklanan, dişleriyle tırnaklarıyla biriktirdikleri 40 yıllık siyasi kazanımları, emekleri bir çırpıda iç edilen, ihanete, iftiralara, tehditlere maruz kalan gerçek mağdurlar acaba kimlerdi?

Son söz olarak diyorum ki, evet bazı şeyler zamanla anlaşılır. Allah (cc) hem kullarının tövbelerini kabul edici; hem de tüm hesapları görücüdür. Vesselam…

cetinmuharrir@hotmail.com

YORUMLAR (4) adet
    hasan hasçiçek
    yazınız için teşekkürler
    müslümanı severim ama sevemedim bu adamı..suç bendemi kritik dönemlerde yaptığı açıklamalardamı..? haa sizede sonsuz teşekkürler.hislerimize tercüman oluyorsunuz..
    15 Temmuz 2010 Perşembe 13:07

    servet arslan
    Teşekkürler kardeş
    Hislerime tercüman olmuşsunuz teşekkür ederim.du balım ne zaman uyanacağız...
    10 Haziran 2010 Perşembe 13:04

    sezgin akarca
    Hocaefendi
    yahudi lobisi destekli val sitrit curnal gazetesine böyle açıklama yapabilir ancak. hani dinler arası diyalok falan filan işleri varya hocafendinin. onun içindir. müslüman destekli bir gazeteyede başka bir açıklama yapar, yani her dine göre bir yorum yapar hocafendi, dinler arası diyalok???
    10 Haziran 2010 Perşembe 11:17

    İsrafil Baran
    Hocaefendi
    Açıklamasını duyduğumda şaşırdım; acaba dedim, konusmasını kırpıp doğan medya işine geldiği gibi mi haber yapıyor diye. Fakat orjinal metine bakınca öyle olmadığını anladık. Hocaefendi hocaefendi... Bir pot daha kırdın Hocaefendi.
    09 Haziran 2010 Çarşamba 20:29

Yazarın Diğer Yazıları

Çetin MUHARRİR DU'BAALIM
Şahin GÜNEŞ SESLENİŞ
Mustafa Özcivan SERÇEŞMEDEN
Mehmet UZUN YAZI-YORUM
Tüm Yazarlar
    Linkler
    » Piyasalar
$ USD
1.5000
€ Euro
1.9290
IMKB
60.999
Altın
59.85
    NEVSEHIR 05.09.2010
İmsak
-
4:39
Güneş
-
6:06
Öğle
-
12:47
İkindi
-
16:22
Akşam
-
19:15
Yatsı
-
20:35
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008