Kentsel dönüşüm projelerinin ilk çıkış yerleri Amerika ve daha çok da batı Avrupa olmuştur. Eski boş liman ve sanayi bölgelerinin dönüştürülmesi kapsamında olarak bu çalışmalar başlamıştır. Ne var ki, özelikle sanayileşme nedeniyle ve köyde miras tarlalarının bölünmesi sonucu köyden kente göçlerin artması, nüfus artışı; terör vs olaylar nedeniyle kent nüfusunun artışı sonucunda kentlerde orta ve üst sınıfın yeni yerleşim merkezlerine yönelmesi sonucu yeni kent merkezleri oluşmaya başlamış, eski merkezler terk edilmiştir.
Tarihi dokunun korunması, yaşatılması da gerçekleştirilerek kentlerin eski merkezlerini yeniden modern ve yaşanabilir hale getirmek için; çeşitli nedenlerle zamanla tahrip edilmiş, eskimiş, köhnemiş, yıpranmış, terk edilmiş yapıların ve merkezlerin rehabilite edilerek yeniden kente kazandırılması, canlandırılması ve ıslah edilmesi amacıyla kentsel dönüşüm projeleri gerçekleştirilmektedir.
Bu alanda ülkemizdeki hukuki mevzuat da yeteri kadar gelişmemiştir. Bir takım kanun ve yönetmelikler var ise de yeterli değildir. En kapsamlı ve iktidar milletvekillerince verilmiş olan teklif, şu an içişleri komisyonundadır.
Her ne kadar dar gelirli vatandaşlarımızın yaşamış olduğu bölgelerin ıslah edilmesi ve yaşanabilir hale gelmesini sağlamak, kentsel dönüşüm projelerinde esas olması gerekmekte ise de, uygulamada genellikle orta ve üst gelire hizmet eden lüks yaşam merkezleri oluşturmaya yaramaktadır.
Ülkemizde de yeni yeni bu çalışmalar başlamıştır. Ankara’da Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Islah amacıyla bir çalışma ve Ankara İmrahor köyü, kentsel dönüşüm projesi uygulanması amaçlanmış, ancak Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Islah çalışması hakkındaki karar hukuka aykırılıkları nedeniyle Danıştay tarafından ve İmrahor Köyü projesi de Ankara 7. İdare mahkemesi kararlarıyla iptal edilmiştir.
Nevşehir’de de Kentsel dönüşüm projesi kapsamında ‘Kale Mahalle’ ve ‘Karasoku Mahallesi’ bir dönüşüme ve yenilemeye tabi tutulmak istenmekte ve bu yönde Nevşehir Belediyesince bir çalışma yürütülmektedir.
*Kanunda açıkça belirtildiği üzere kentsel dönüşüm projelerinin uygulanmasında; boşaltılması, yıkımı, kamulaştırılmasında ‘anlaşma yolu’ esastır. Belediyeler ilk etapta vatandaşlarla anlaşma yaparak kentsel dönüşümü gerçekleştirmek zorundadır.
Bu anlaşmada, her türlü anlaşma durumu söz konusu olabilecektir, satın almak, takas, trampa da dâhil olmak üzere.
*Anlaşma olmaması durumunda yerel idare kamulaştırma yoluna başvurabilecektir.
*Parsel sahipleri, belediyenin ve il özel idaresinin yapmış olduğu teklifi her halükârda kabul etmek zorunda değildirler. Anlaşma sağlanmaması halinde belediyece kamulaştırma yoluna gidilebilecektir. Ancak bu durumda bazı koşulların oluşması halinde, belediyenin kamulaştırmasının engellenmesi de mümkün olabilecektir.
-özellikle parselin durumunun uygun olması,
-yapı sahibinin uygulamasının belediyece yapılacak projeye uygun olması,
-projenin bütünlüğünün bozulmaması, eş zamanlı olarak uygulanması gibi koşulların gerçekleşmesi halinde
-belediyeler, yapı sahiplerine yapılarını kentsel dönüşüm projesine uygun olarak kendilerinin uygulama yapmasına razı olmak durumundadırlar.



